ŞEHİR HAYALPERESTLERİNİ ARIYOR!

Yazı BURÇAK ŞENER

Bundan 3 sene kadar önce İstanbul Life dergisinde yazdığım zamanlarda işlemekten en keyif aldığımız konu her Ocak ayında gündemimize gelen ‘Şehri Turist Gibi Yaşamak’ başlığıydı. Biz 3 editör şehrin her bir yanını talan eder, okurlara tavsiyelerde bulunmadan önce 100 kadar maddeyi deneyimlerdik. Aylardan Ocak gelince hemen aklıma o zamanlar geldi.

Fakat içerik açısından beslenmenin en çok hayal ederek mümkün olduğu şu günlerde bu yazı bir ‘wish list’ olsun; hayal edebilmemize, hatıralarımızı hatırlamamıza, ‘aa bak bunu kesin yapalım’ motivasyonu edinmemize…

O zamanlar ‘buradan bunu kesin yemelisiniz, şurada bu kokteyli kesin denemelisiniz’ dediğimiz mekanların kaçı bu süreci atlatabilecek bilemesek de en azından şehri yaşayabileceğiniz bazı notları buraya düşmek isterim.

Malum zamanla yarışmadığımız, barıştığımız bir dönemden geçiyoruz; hayal etmek için bolca vaktimiz var artık.

-Caddebostan’daki saatlik kiralanabilen bisikletlerden kiralayın; kulaklığınızı takın ve sahil şeridinde kaybolun. 

-Kadıköy’de balık pazarını turlayın, sonra vapura atlayıp Adalar’a yola koyulun. Büyükada’da sayfiye ruhunu hissedin ve Splendid Palas Hotel’de kendinize bir kadeh şarap ısmarlayın. 

-Çukurcuma’daki ikinci el dükkanları gezin. Koleksiyonunuz varsa ona bir parça atayın ya da kendinize bir koleksiyon yaratmak için o ilk ‘özel’ parçayı arayın. 

-Pierre Loti’de eski İstanbul manzarasına karşı güneşi batırın.

-Bir olta kapın ve Boğaz’da balık tutun; ‘işte İstanbul böyle yaşanır’ ifadenizi yüzünüze takın! 

-Antikalara meraklıysanız her hafta Feriköy’de kurulan antika pazarını gezin; birbirinden özel parçalara rastlayacaksınız…

-Sultanahmet’te bulunan Topkapı Sarayı’na gidin ve bahçesindeki birbirinden renkli çiçeklerin arasında gezinin. Avlular, köşkler ve bahçeler arasında dolanın…

-USLA’nın (Uluslar Arası Lezzet Akademisi) yenilenen workshop takvimine göz atın ve hep öğrenmek istediğiniz o yemeğin anatomisine el atın. Ekmek, İtalyan Mutfağı ya da hamburger…

Evlerde geçen günlerde zamanın yavaşlamasına biraz mutluluk sosu dökmek isterseniz de

*Hafta sonları erken kalkın ve şehrin sessizliğinin tadını çıkarın.

*Gündoğumunu bir de evinizin penceresinden izleyin. 

*Denemek isteyip de bir türlü yapamadığınız tarifleri yapın, okuyamadığınız kitaplara başlayın, o filmi izleyin; veya hiçbir şey yapmayın. Sadece acelenizin olmamasının keyfini sürün. 

*Uzun zamandır aramaya fırsat bulamadığınız ve özlediğiniz bir arkadaşınızı arayın… Bazı şeyleri ertelememek lazım. 

*Meditasyon yapın! Kuralları, meditasyon müziklerini boşverin; sadece zihninizi boşaltıp biraz kendi vücut/zihin ritminizi eş hale getirin. 

Pandemi bir yarış değil unutmayın; kendinizi bir üst sürüme güncellemek, yeni bir dil öğrenmek, bir sürü kitap okumak, iş geliştirmek zorunda değilsiniz… Kendinizi bir maratonda gibi hissetmeyin. Sadece yavaşlayın, kendinizi dinleyin ve içinizdeki şehirliyi selamlayın. Hayal kurmak güzeldir… Sadece bunu unutmayın! 

HUZURLARINIZDA ŞANS DOLU BİR NOEL’İN VAZGEÇİLMEZİ: PANETTONE
NIAN LIVING: ’’ İlham kaynağım tekne sahiplerini tanıdıktan sonra oluşmaya başlıyor.’’
Close Çantam
Close Listeme Ekle
En Son Baktıklarınız Close

Your personal data will be used to support your experience throughout this website, to manage access to your account, and for other purposes described in our gizlilik ilkesi.

Bir hesabın mı var? Giriş yap

Close

Close
Navigation
Kategoriler